|
Helal ürün
standardının anavatanı Malezya, ne Diyanet'in fetvasını, ne de
TSE'nin belgesini kabul ediyor. Çünkü onlar laik Türkiye'nin
devlet kurumları! Sertifika pazarı özel girişimciye "helal"
olacak gibi...
Üç yıl önce
Malezya'da başlayan "helal ürün" uygulaması Türkiye'de
tartışılıyor. İhracatçılar 2.1 trilyon dolarlık helal ürün
pazarında geri kalmamak için sertifika sisteminin acilen
Türkiye'de de devreye girmesini istese de bazı üreticiler,
"Helal ürün ithal eden ülkeler bizim müslüman olduğumuzu zaten
biliyorlar, belge istemiyor" diyor.
Bir ülkede helal gıda sertifikası verilebilmesi için önce
"fetva" gerekiyor. Türkiye'de Diyanet İşleri Başkanlığı pek çok
konuda fetva verebiliyor. Ancak helal ürünün anavatanı
Malezya'daki İslami Konsül, Türkiye'deki Diyanet'in fetvalarını
geçerli kabul etmiyor. Çünkü "Türkiye laik bir ülke ve Diyanet
bir devlet kurumu."
Bu noktada tartışma "Sertifikayı kim verecek?" sorusunda
düğümleniyor. Bir diğer devlet kurumu olan Türk Standartları
Enstitüsü'nün (TSE) helal ürün sertifikası veremeyeceğini
savunan girişimciler bu alanda hizmet vermek için kolları
sıvamış durumdalar. Yani asıl tartışılan helal ürün
sertifikasından doğacak pazarın kime "helal" olacağı!
Sertifika yarışı
başladı
Merkezi İngiltere'de
bulunan belgelendirme kuruluşu Independent European
Certification'ın (IEC) Türkiye Başkanı İlker Koç, helal ürün
sertifikası vermek için hazırlıklara başladıklarını belirtti.
Koç, "Helal standardını belirleyen İslami Konsül Jakim (İslami
Gelişim Dairesi), Malezya'da. Diğer ülkelerde Jakim'in akredite
ettiği kuruluşlar sertifika verebiliyor. Ama bunlar devletle
ilgili kurumlar. Türkiye'de bunun olmasına olanak yok, çünkü
laik bir anayasaya sahibiz" dedi. TSE'nin helal standardı
çalışmasını da eleştiren Koç şöyle devam etti:
"TSE bence
kendine pazar yaratmaya çalışıyor. Jakim'den onay alamadılar. Bu
uygulama yurtiçinde çok tehlikeli. Bu standardı almayan ürünler
haram mı sayılacak? Helal standardının kapsadığı ürün çeşidi
çoğalıyor. Bebek bezlerini bile içine aldılar."
Etika Danışmanlık'ın
Genel Müdürü Kılınç Erdemir ise üç ay sonra sertifika vermeye
başlayabileceklerini belirterek, "Avustralya'daki Halal
Certification Authority şirketinden temsilcilik alacağız" dedi.
Kılınç, bu şirketin temsilcilik şartlarını da söyle anlattı:
"Benim ve
çalışanlarımızın beş vakit namaz kılmamızı, oruç tutmamızı
istiyorlar. Genç olduğum için hacca gitmeyişimi mazur gördüler."
Helal pazarı 2.1
trilyon dolar
Helal ürün pazarının
yıllık hacmi 2.1 trilyon dolar. Ürünlerin İslami kurallara göre
hazırlandığını belirten helal standardı, gıda, gıda servisinin
yapıldığı mekânlar, paketleme, taşıma, markalama, etiketleme,
lojistik, seyahat, otelcilik, eczacılık, kozmetik, tıbbı
cihazlar ve diğer sağlık ürünlerini kapsıyor.
Türkiye'de helal
ürün sertifikası veren kurum yok. TSE konu üzerinde iki yıldır
çalışıyor. 22 ülkede sertifika veriliyor. Sertifika almanın
bedeli 15 bin euro'ya kadar çıkıyor. İhracatçılar isterse
Diyanet'ten ürünlerinin İslami kurallara göre üretildiğine dair
bir yazı alıyor.
Helal standardını
Türkiye'de uygulamanın şartlarını araştıran Dış Ticaret
Müsteşarlığı, ağustosta ihracatçıların görüşüne başvurdu. Genel
kanı böyle bir sertifikaya ihtiyaç olmadığı yönünde.
TİM: Sertifika
verebiliriz
Türkiye İhracatçılar
Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı, "Helal ürün sertifikasını kim
verecekse versin ama bu konu bir an önce halledilmeli. Ancak
kimse bunu iç politika meselesi yapmasın" dedi. Türkiye'de
sertifika veren bir kuruluşun bulunmadığına dikkat çeken Satıcı,
"TSE ya da başkası kimin verdiği önemli değil. Bu ihtiyacımız
olan bir enstrüman. Daha rekabetçi olmamız için gerekli. Önlem
alınmazsa sertifikayı biz vereceğiz" şeklinde konuştu.
Beyaz Et
Sanayicileri ve Damızlıkçılar Birliği Genel Sekreteri Yüce
Canoler ise konunun bugünlerde tartışılmaması gerektiğini
belirterek, "Anayasa, türban konularının tartışıldığı dönemde bu
konu amacından sapar" dedi. Canoler şöyle konuştu:
"Biz Suudi
Arabistan'dan gelen bir heyeti kesimhanelere götürdük. Tesislere
hayran kaldılar. Zaten Müslüman bir ülke olduğumuz için bizden
herhangi bir sertifika istemiyorlar. Çok gerekirse Diyanet'ten
bir yazı almak mümkün."
|