Herkesin bildiği gibi Türkiye’nin birçok
turistik bölgesinde olduğu gibi İstanbul’da
Sultanahmet civarında da birçok şirin mi
şirin butik otel var. Eski
konakların, 50-60 yıllık apartmanların
restore edilerek, özellikle son 15 yıllık
süreçte, birer turizm işletmesine
dönüştürüldüğü bu yerler, ekseriyetle
aileler tarafından işletiliyor. Genellikle
işletmecinin özel zevki ve İstanbul’un
kendine has Osmanlı tarzının karışımı ile
dekore edilen bu oteller 10-30 odalı
olabilmekte. Az oda sayısı, şehrin göbeğinde
bulunuşu ve kendine has dekorasyonunun yanısıra misafirlere ilgi ve alakayı hiç
eksik etmeyen personel, butik otellerin
başlıca özelliklerini oluşturuyor.
Müşterilerini bir oda numarası olarak
görmektense kendi ailesinden biriymiş gibi
misafirperverlik gösteren bu işletmeler de
elbette kimi zaman yönetim sorunlarıyla
karşılaşabilmektedir.
Bunlardan bazılarına değinecek olursak
özellikle personel devri konusunda butik
otellerimiz sıkıntı yaşayabilmektedir.
Kariyerine otelcilikte yön vermek isteyen
ancak tecrübesiz yada yeni mezun gençler
genellikle butik otellerde iş fırsatı
bulabilmekte ve ortalama 1 senelik çalışma
ile otelciliğin temellerini pratikte
öğrenebilmektedir. Butik otellerin yapısı
gereği otel içindeki her türlü işi öğrenmek
bir noktada zaruridir. İş rotasyonu da bu
sayede kendiliğinden oluşmaktadır. Zaten az
sayıda personele sahip olan bu otellerde
örneğin bir resepsiyonist zorunlu
kalındığında kahvaltı servisine de yardım
etmekte, jeneratörün nasıl çalıştığını da
öğrenmekte hatta ön muhasebe işlemlerini
bile öğrenmek durumunda kalabilmektedir.
Bunun gibi işler aslında personelin bir
uygulama otelindeymiş gibi pratik yapmasını
sağlamaktadır. Ancak otelciliği kariyer
olarak seçmiş olanlar genellikle 5 yıldızlı
otellerde çalışmayı amaç edinerek, her işe
koşturmak yerine görevini ve
sorumluluklarını net olarak bilmek
istemektedir. Bu aşamada butik oteller ise
otelcilik sektörü için okullardan sonra
neredeyse ikinci bir öğrenim yeri olmakta.
Bunun butik otellere maliyeti ise can sıkıcı
olabilmektedir. 8-10 ay her şeyi
öğrettiğiniz, gözü kapalı oteli emanet
ederek işleri yürütebileceğini bildiğiniz
personeliniz, daha büyük bir otele geçmek
için istifa edebilmektedir. Yerine geçecek
elemana tekrar tüm işi öğretmek için
harcanacak emek ve zaman, yaşanarak
öğrenilecek hataların tekrarlanması gibi
hususlar işyeri sahibini oldukça
yorabilmektedir. Aynı işi personele tekrar
tekrar izah etmek, defalarca uyarmak, oluşan
hataların müşteriye yansıması bazı
noktalarda müşteri memnuniyetsizliğine bile
yol açabilmektedir.
Butik otellerin genellikle aileler
tarafından işletildiğine değinmiştik. Bu
gibi durumlarda personelin her aile
bireyinden farklı bir emir alması, yapılacak
işler için belirli bir standart olmaması da
müşteri önünde tartışmalara varabilen
durumlara ve bazen de müşteri karşısında
puan kaybetmeye ve profesyonel imajın
zedelenmesine sebep olabilmektedir.
Peki bunun gibi durumlarda ne yapılabilir?
Bu sorunlar aşılamaz mı? Aslına bakılırsa bu
can sıkıcı problemlerin çözümü çok basit
olduğu gibi üşengeçlik ve yazıya olan
isteksizlik çözümdeki en büyük direnci
oluşturmaktadır. Bugün büyük oteller onlarca
hatta yüzlerce çalışana sahip olmalarına
rağmen sistemli bir çalışma düzenini
sürdürebilmektedir. Butik otellerde bunu
sağlamak ise çok daha kolaydır.
Her pozisyonun gerektirdiği işlerin kılavuz
bir kitapçık halinde en ufak detayına kadar
yazılması, personele yol gösterici önemli
bir rehber olmakta, işi öğrenme hızını
arttırmakta, oluşabilecek çapraz emirleri ve
personelin yapması gereken işlere “bunu
yapmam söylenmemişti” gibi mazeretleri
önlemekte, işyeri sahibinin öğretmek için
harcadığı emek ve zamanı önemli ölçüde
azaltmaktadır.
Örnek vermek gerekirse kahvaltı personeli
için masa düzeninin şeklen çizilmesi, bir
pos cihazının nasıl kullanılacağının
yazılması, otelin barında çalışanın günlük
yapması gerekenlerin listelenmesi, bulunulan
bölge hakkında misafirlere verilebilecek
temel bilgilerin yazılması, kılık kıyafet
düzeni, acil durumlarda (hırsızlık, yangın,
elektrik kesintisi vb) neler yapılması
gerektiği gibi konular yazılı halde
talimatlandırılabilir. Bunların hepsi otelin
el kitabı olarak işe yeni alınan personel
için eğitim dokümanı da olmaktadır.
Yönetim sistemlerinin temelini oluşturan,
şirket kuralları ve iş yapışların dokümante
edilerek personele iletilmesi, esasen birçok
şirketin yazılı kaynaklardan çok sözle iş
yapması yüzünden, hazırlansa bile atıl
kalabilmektedir. Bu sebepten ötürü öncelikle
üst yönetimin yazdığı kurallara uyması ve
bunları düzenli olarak günün koşullarına
göre yenilemesi gerekmektedir.
Sistemli ve düzenli bir iş akışına sahip
olmak özellikle hizmet sektöründe büyük önem
arz etmektedir. Sunulan hizmet yoğunlukla
hal, hareketler, tavırlar ve bilimum
iletişim yolları ile müşteriye iletildiği
için en ufak bir hatayı telafi etmek çok güç
olabilmektedir. Bunları işbaşında öğretmeden
önce şirket içi yönetmelikler, kılavuzlar
hazırlayarak personele iletmek kaliteli ve
verimli hizmet anlayışını muhakkak
güçlendirecektir.
Kılınç Orhan Erdemir
Kurumsal Yönetim Uzmanı
ETİKA
Danışmanlık ve Eğitim Ltd. Şti.
erdemir@etikadanismanlik.com