Son yılların en
popüler kavramlarından biri, kurumsallaşmak.
Bu kavramın içinin doldurulması ise
işletmelerin kurumsallaşmaya olan inancını
sağlamlaştırmak için önemli bir konu.
Özellikle KOBİ’ler arasında kurumsallaşma
ile ilgili farklı görüşler mevcut. Bazıları
bunun sadece moda bir kavram olduğunu,
uygulamanın ise çok bilinmeyenli bir denklem
olduğunu düşünüyor. Somut çalışmaların çok
fazla konuşulmaması, sadece tanımlar ve
mevcut istatistiklerin ele alınması
kurumsallaşmayı gittikçe içi boş bir kavram
haline getirmeye başlıyor. Bu noktada
insanlar şunu sorar oldu. Kurumsallaşmak
moda olan içi boş bir teori mi yoksa
gerçekten uzun vadeli bir çözüm mü?
Hatırlatılması gereken
en önemli nokta aslında kurumsallaşmanın bir
amaç değil araç olduğu. Kurumsallaşmanın
ulaşılması gereken bir amaç olduğunu öne
sürmek, kavramın içinin boşaltılmasına ve bu
bakış açısındaki yanlışlıktan ötürü
samimiyetsiz gözükmesine yol açmaktadır.
Oysa işletmeler kurumsallaşmak için
kurulmazlar. İşletmelerin amacı, üretilen
ürün veya hizmet üzerinden kar ve fayda elde
ederek hem işletmenin yaşamını, gelişimini
hem de sahiplerinin geçimini sağlamaktır. Bu
amaca yönelik bir yöntem olarak
kurumsallaşma ise sadece bir araçtır.
Öncelikle bunu herkesin kavraması ve
kurumsallaşmayı sihirli bir değnek gibi
görmemesi gerekiyor.
Bir işletmenin
organizasyonel ve stratejik altyapısını
oluşturmakla, kısa vadede işletme karını
arttırmaktan ziyade sistemli bir yapı
içerisinde geleceğe hazır bir organizasyon
oluşturmayı amaçlarız. Bu noktada, sunulan
çözüm önerilerini, fikirlerimizi
geliştirecek fırsatlar olarak görmeliyiz.
Kurumsallaşmış bir
yönetim altyapısının başlıca yapıtaşlarını
ise şöyle sıralayabiliriz. Uygulanan ve
inanılan bir amaç ve gelecek hedefleri,
ayrıntılı şirket politikaları, yöneticiler
ve çalışanlarca yadırganmayan bir şirket
kültürü oluşturulması, nitelikli personelle
çalışma mantığı, sağlıklı bir şirket içi
iletişim sistemi, en alttaki personelden en
üstteki yöneticiye kadar uygulanan sürekli
iyileştirme ve geliştirme çabaları, iyi
düzenlenmiş aile/iş ilişkileri, geleceğe
yönelik stratejilerin belirlenmesi, acil
durum stratejilerinin işler iyi giderken
oluşturulması, veliahtlara ilişkin
planlamaların yapılması, dokümantasyonun
düzenlenmesi ve bürokratik fazlalıkların
tespiti, iş bölümünün, görevlerin,
sorumlulukların, yetkilerin belirlenmiş
olması, üretimin uygun alanlarında
standardizasyon sağlayarak kalitenin sürekli
geliştirilmesi ve çalışanlara, müşterilere,
tedarikçilere, devlete karşı dürüstlük…
Elbette bu liste daha da uzar fakat işletme
sahiplerinin gözüne çok gelmesin. Atılan
adımlarla birlikte elde edilen düzenli
çalışmalar, herşeyden önemlisi işletme
sahiplerine ve çalışanlarına huzur
getirecek, çalışmaların boşa gitmediğini
gösterecektir.
Kurumsallaşma süreci
gibi uzun bir yolculukta, doğru ellerde
şekillendirilen kurumsal bir yapının
işletmeye sağlayacağı faydaların uzun vadeli
olacağı muhakkaktır. Bu konuda kolları
sıvarken, çalışmalara yön verebilecek,
yönetim alanında uzman bir ekip kurulması
gerekmektedir. Bu ekibin çalışmalarına yön
verebilecek dışarıdan uzmanların katılması,
işletme içindeki körlüğü engelleyecek,
şirkete tarafsız ve objektif bir gözle
farklı bakış açıları kazandırabilecektir.
Hızlı büyüme gösteren
KOBİ’ler öncelikle dar gelen elbiselerini
değiştirmeliler. Amacımız örtünmekse,
kıyafetler bedenimize uygun olmalıdır.
Özellikle son yıllarda iş hacimleri hızlı
bir büyüme göstermiş olan işletmeler, büyüme
rehavetinden çıkarak yönetimlerini
geliştirmeli, ileride çıkabilecek sorunlara
karşı önlemlerini almalı, bugün iyi giden
koşulların gelecekte devam etmeyebileceğini
göz önünde bulundurarak hazırlıklı
olmalıdır. Unutmamalıyız ki, en zayıf
olduğumuz an, en güçlü olduğumuzu
düşündüğümüz andır.
Sonuç olarak
kurumsallaşma bir araç olarak görüldüğü ve
tepe yönetimce koşulsuz desteklendiği
takdirde, uzman ellerde çözüme veya
iyileştirmeye yol açacaktır. Çünkü bu yöntem
özünde, işletme yönetiminin her alanıyla
ilgili çözümleri bir potada toplayarak,
ihtiyaç duyulan noktaya merhem olmak
demektir. Onu amaç edinmekse bize sadece,
kısa zamanda adını bile telaffuz etmekten
sıkılacağımız bir kelime, içi boş popüler
bir terim kazandıracaktır.
Kılınç Orhan Erdemir
Kurumsal Yönetim Uzmanı
ETİKA
Danışmanlık ve Eğitim Ltd. Şti.
erdemir@etikadanismanlik.com