Ülkemizde çok yeni
olan profesyonel yönetim danışmanlığı
mesleği, avukatlık, vergi danışmanlığı, mali
müşavirlik, teknik danışmanlık gibi
alanlardan farklı olarak işletmelerin
yönetim ve organizasyon yapıları ile ilgili
bir meslek dalıdır. Özel işletmeler, kamu
kuruluşları, birlikler, odalar, vakıflar,
KOBİ’ler, büyük işletmeler, holdingler hatta
siyasi partiler gibi birçok kuruluş,
tarafsız bir yönetim becerisinin profesyonel
çözümlerine ihtiyaç duyabilmektedir.
Kanıtlanmış stratejileri ve yönetim
çözümlerini kullanmak Amerika’yı yeniden
keşfetmenin gerekmemesini sağlamaktadır.
Genelde KOBİ
düzeyindeki işletmeler için ise dışarıdan
danışman tutmanın maliyeti yüksek
gözükmekte, bu kişi ile nasıl çalışılacağı
bilinmemekle birlikte yeterli miktarda
nitelikli elemana sahip olmayan bu
işletmeler yönetim danışmanlığı hizmetine
ihtiyaç ta duymaktadır. Özellikle maddi
yönden güçlü işletmelerin mutlaka düşündüğü
yada harekete geçtiği danışman tutma fikri,
işletmeleri küçümsemeyen, yetkin
danışmanlarla çalışıldığı takdirde
işletmenin vizyonunu açmayı, önemli
atılımlara ve başarılara ulaşmayı
sağlamaktadır.
Danışmanlık mesleği,
ilk olarak sanayileşmenin başladığı
1920’lerde üretim hatlarında maliyetlerin
düşürülmesi için profesyonel fikir ve
teorilerin işletmelere aktarılması ile
Amerika’da ortaya çıkmıştır. 2. Dünya
Savaşı’ndan sonra hızla sanayileşmeye
ağırlık veren Almanya’nın 1960’larda
yaşadığı danışmanlık sektöründeki patlamayla
birlikte ortaya kötü niyetli şarlatanların
çıktığı ve bu sektöre sızdığı görülmüştür.
Son yıllarda ülkemizde de sanayileşmede ve
dış ticarette oluşan önemli gelişmeler,
eğitimli işsizlerin şirket kurmadan
“freelance” olarak tabir edilen serbest
çalışma tarzı ile bu sektöre yönelmesi ve
herhangi bir ehliyetin (veya diplomanın)
yönetim danışmanlığı sektörü için söz konusu
olmaması gibi unsurların sonucu olarak
danışmanlık sektöründe bir yığılma söz
konusudur. Sırf yönetim ve kalite alanındaki
danışman sayısının 1500’ün üzerinde olduğu
tahmin edilmektedir. Bunların arasında iş
tecrübesi ve bilgi birikimi olarak kabına
sığmayan kişiler olduğu gibi ne yazık ki
özellikle ISO standartları gibi konularda
firma sahiplerinin bilgisizliğini kullanarak
para kazanmaya çalışan dolandırıcılar da bir
hayli fazladır. Bu tip kişilerle çalışmak,
firmalara hiçbirşey kazandırmadığı gibi
mesleğe yönelik kötü bir önyargı da
aşılamaktadır. Almanya ve Amerika’da yaşanan
evrim gibi bir sürecin ülkemizde de
yaşanacağı kaçınılmazdır. Danışman adı
altındaki sahtekarların sektörden silinmesi
ve mesleğin saygınlığının artması, tıpkı
aynı süreci yaşamış diğer ülkelerdeki gibi
zamanla, firma sahiplerinin daha
bilinçlenmesi ve meslek birliklerinin
etkileri ile sağlanacaktır.
İşletme dışından
getirilen danışmanların hizmeti, işletme
içerisindeki bir görev değildir. Karar verme
ve uygulama yetkisine sahip olmayan
danışmanlar, bağımsızlık, tarafsızlık,
gizlilik ve objektiflik ilkeleri
çerçevesinde işletme sorunları ve gidişatına
odaklanarak bilgisini kullanır. Danışmanlar,
firma çalışanları ve yöneticilerini azami
ölçüde hizmetinin içine çekerek oluşacak
başarının, ortak bir çalışmanın sonucu
olmasını sağlamalıdır. Müşteri firma
yöneticilerinin “danışman tuttuk herşeyi
düşünsün işte” deyip işin dışında kalmaya
çalışması veya çalışmaları zaman kaybı
olarak görmesi başarıya da köstek olacaktır.
Danışmanlarla yapılan uzun toplantıların
şirkete sağlayacağı faydalar, zaman kaybının
yaratacağı sıkıntıdan çok daha fazla
olacaktır. Ayrıca işletmelerin kendi
personeli ve yönetimi ile çözemediği
kronikleşmiş sorunlara, 3. bir kişi olarak
tarafsızlığına ve yetkinliğine güvenilen
danışmanların el atması çalışanlarca ve
yönetimce daha çok kabul görmektedir.
Yönetim, çalışanlar ve
danışmanlar bir bütünün parçaları olarak
görülmelidir. Sözleşme imzalandıktan sonra
danışmanlar o şirketin bir çalışanı olarak
en fazla konsantrasyon ile şirketi
sahiplenmeli, gelişim, başarı için tüm
bilgi, tecrübe ve enerjisini kullanmalıdır.
Diğer taraftan yetkinliğine güvenilen bir
danışmanla çalışmak özellikle uluslar arası
arenada faaliyet gösteren firmaların gelecek
stratejilerinin ve vizyonlarının ufkunu
genişletmekle birlikte, işletmelerin ticari
itibarına ve güvenilirliğine önemli katkılar
sağlamaktadır.
Kılınç Orhan Erdemir
ETİKA
Danışmanlık ve Eğitim Ltd. Şti.
info@etikadanismanlik.com