Basel II, bankaların
sermaye yeterliliklerinin ölçülmesine ve
değerlendirilmesine ilişkin olarak Basel
Committee on Banking Supervision tarafından
yayımlanan ve yakın tarihte dünyanın çeşitli
ülkelerinde yürürlüğe girmesi beklenen
standartlardır. Finansal istikrarın
sağlanabilmesi için oluşturulmuştur.
Finansal istikrar çok geniş kapsamda ele
alınmıştır ve Basel II standartlarında
finansal istikrarın temeli risk yönetimidir.
Bu risk odaklı kredi puanlaması KOBİ’lerin
kullanacakları kredilerin miktarlarını ve
fiyatlarını olumlu ya da olumsuz yönde
etkileyebilecektir. Basel II ile birlikte,
riskin ölçümü iki ana unsura dayanmaktadır.
Bunlar kredi kullananın yani kuruluşların
risk seviyesi ve kredi işleminin risk
seviyesidir. Burada şöyle bir sıkıntı
doğmaktadır. Kredi kullanan kuruluşların
finansal verilerinin yanında şirket
ortaklarının geçmişi, organizasyon yapısı ve
ürün gelişimi gibi değerlendirmelerin
yapılmasının özellikle Türkiye’de KOBİ’ler
için büyük sıkıntılara yol açacağı
aşikardır. Son yıllarda kredi vermek için
müşteri arayan bankalar bir süre sonra bu
kriterlere uymadığı gerekçesiyle kredi
isteyen şirketlere olumsuz yanıt verme
durumuna geleceklerdir. Türkiye’ deki
şirketlerin % 90 ının aile şirketi olduğu
unutulmamalıdır. Aile şirketlerinin
organizasyon yapısı ve bu kriterlere ne
kadar uyum sağlayacağı merak konusudur.
Burada yumuşak bir geçiş sağlanıp ve açık
bir bilgilendirme ile konu ortaya
konmalıdır. 2007 de Avrupa’da 2008 de
Türkiye’de uygulamaya konulacak bu
standartların bir an önce faaliyete
geçirilmesi gerekmektedir. Bankalar,
bölgesel olarak tüm şirketlere ulaşmalı ve
bu standartları anlatmalıdır. Şirketlerin
kredi imkânlarından nasıl
yararlanabileceklerini göstermeye 2008 den
önce başlamalıdırlar. Yaptığımız şirket
gözlemlerinden edindiğimiz bir kanaatte
şirketlerin Basel II konusunda eğitimlere
katılmalarına rağmen bu konudan hiçbir şey
anlamamalarıdır. Bu da eğitimlerin yeterli
olmadığını gösterir. Uygulama bir an önce
kuruluşlara gösterilmelidir.
Bağımsız
derecelendirme kuruluşları ile bankalar
tarafından derecelendirmeye tabi tutulacak
olan KOBİ’lerin, işletme sermayeleri en
önemli konu başlığı olarak karşımıza
çıkmaktadır. Finans gücü yüksek ve yönetim
anlayışı gelişmiş kuruluşlar gerekli belge
ve bilgileri istenen yerlere sundukları
takdirde en iyi dereceyi alabilecekler ve en
iyi şartlarda kredi alabileceklerdir.
Kuruluşların bu süreçte yapmaları gerekenler
şunlardır; risk yönetimi için planlı
çalışmalara bir an önce başlamalıdırlar.
Planlama işleminden sonra sermaye yapılarını
güçlendirmeleri gerekmektedir. Eskiye dönük
borçlanma yapılarını gözden geçirmelidirler.
Gerekli mali tabloları büyük bir titizlikle
hazırlamalıdırlar. Bu alanda kimsenin
söylemediği iyi işleyen bir ISO 9001:2000
kalite yönetim sisteminin kuruluşlara çok
faydalı olacağı inancındayım. Bu sistemle
yönetim kültürü gelişecek, tüm çalışanlar
bilinçlendirilecek ve insan kaynağı daha iyi
değerlendirilebilecektir.
Bütün bunların dışında
Türkiye’de her 100 YTL nin 66’sı ve her 100
çalışanın 46’sı kayıt dışı olduğu göz önünde
bulundurulursa bu işin ne kadar zor olduğu
görülebilecektir. Bu veriler Türkiye’deki
kuruluşların Basel II ye hiçte hazır
olmadıklarını göstermektedir. Türkiye’deki
kuruluşların bu hazırlıkları tamamlamaları
ve bu kayıt dışılığın önüne geçmeleri ilk 10
yıl boyunca pekte mümkün gözükmemektedir.
KOBİ’ler bu kredi imkânlarından kayıt
dışılık yüzünden vazgeçebilecektir.
Dünyanın çeşitli
ülkelerinde ve özellikle Amerika’da dile
getirilen bir başka söylemde Basel II den
istenen verimin özellikle gelişen ülkelerde
geç alınacağıdır. Dünyanın her ülkesinde
kayıt dışının olması kuruluş yapılarının
istenen şekilde görülemeyeceği gerçeğini
ortaya koymaktadır. Bütün bunların dışında
adil bir borçlanmanın gerçekleşmeyeceği de
ortadadır. Bunun sebebi aynı miktarda
borçlanan iki kuruluşun kredi notlarında ki
farklılıktan ötürü anormal miktarda ki borç
farkının ortaya çıkacak olmasıdır. Bunun
yanı sıra özellikle gelişmekte olan
kuruluşların mali yapıları daha dirençsiz
olacaktır. Bu tip kuruluşların düşük kredi
notu ile aşırı borçlanmaları bu kuruluşları
ileri ki dönemlerde zor durumda
bırakacaktır.
Fevzi
Kostak
Yönetim ve Kalite
Uzmanı
ETİKA
Danışmanlık ve Eğitim Ltd. Şti.
kostak@etikadanismanlik.com