Son yıllarda,
özellikle büyüyen firmalarda zaman yönetimi
kavramı ön plana çıkmaktadır. Zaman yönetimi
eğitimi ile çalışanlara zamanı nasıl daha
iyi kullanabileceklerini öğretmek işletme
sahiplerine önemli katkılar sağlamaktadır.
Bu katkıları gören işletme sahipleri zaman
yönetiminin önemini daha iyi kavrıyor ve
sürekli eğitimlerle bu bilinci oluşturmaya
çalışıyorlar. Zaman kavramı herkes için aynı
anlamı taşır. Yıl 365 gün, hafta 7 gün, gün
24 saat, saat 60 dakika, dakika 60 saniye.
Dolayısıyla zamanı çoğaltmak, üretmek,
depolamak, geri almak mümkün olmamaktadır. O
halde önemli olan zamanı en iyi ve en
verimli şekilde nasıl kullanırız ona
bakmalıyız.
İşletmelerde
gördüğümüz en belirgin zaman kaybı,
plansızlıktan kaynaklanmaktadır. Yapılacak
işlerin, görüşmelerin, yazışmaların,
toplantıların, denetimlerin ve yönetimlerin
plansızca, belirsizlikler içinde yapılması
zaman kaybının temelini oluşturmaktadır.
Çözülmesi çok da zor olmayan plansızlık
sorununu ortadan kaldırmak zor değildir.
Büyük firmalarda işletme yöneticilerinin
plan ve programını genelde asistanları
yapmakta ve yönlendirmektedir. Diğer küçük
ve orta ölçekli kuruluşlarda yöneticiler
planlarını ve programlarını kendileri yapmak
zorundadırlar.
Ülkemizde
gözlemlediğimiz olay, yöneticilerin, yazmayı
ve not almayı sevmedikleridir. Bu da
unutmaya ve yoğun iş ortamında birçok şeyin
gözden kaçırılmasına sebep olmaktadır.
Özellikle yöneticilerin halının altına
süpürdükleri sorunların tekrar karşılarına
çıkmasıyla büyük zaman kayıpları oluştuğunu
görüyoruz. Sorunları zamanında, etkili ve
net bir biçimde çözemeyen, kendini sorunun
çözümünde alacağı karar da yeterli görmeyen
yöneticiler bu tür sorunları erteleyerek
zamanlarının çoğunu boşa harcamaktadır.
Yöneticiler için en önemli zaman
kayıplarından biri de şirket sahiplerinin
yetkilerini devretmek istememeleri nedeniyle
oluşan zaman kaybıdır.
Yöneticiler herşeyi
kontrol etmek ve her işi kendileri yapmak
ister. Günümüzde bu tür istekler yerini iyi
planlanmış görev tanımlarına, iş
talimatlarına ve çalışanlara yetkilerin
verilmesine bırakmıştır. Özellikle üst
yönetim yetkilerinin bir kısmını alt
personele dağıtmak zorundadır. Örneğin
çalışanların yemekhanede hangi düzende
oturacaklarının belirlenmesi şirket
sahiplerinin ve üst yönetimin sorunu
olmamalı. Bu tür işleri ya personel müdürüne
ya da yemekhane görevlisine
bırakabilmelidirler. Önemli olan işlerin
bırakıldığı kişinin, işi yapabilecek
kapasiteye sahip olmasıdır. Gelişen
toplumlarda çalışanların talepleri her geçen
gün artmaktadır. Üst yönetim, çalışanların
istek ve taleplerine olumlu ya da olumsuz
cevap verebilmelidir. Meşgulüm, bitirmem
gereken bir işim var, yapamam gibi
kavramları birçok şeyi göze alarak
söyleyebilmelidirler. İşletmelerde zaman
yönetimi konusu ne zaman gündeme gelse ilk
akla gelen her nedense masa düzeni oluyor.
Hâlbuki bu denizde damladır. Masanızın
düzenli olması zamanınızı iyi yöneteceğiniz
anlamına gelmez, sadece bir nebze olsun size
yardımcı olur.
Üst yönetim ve şirket
sahipleri zamanlarının çoğunu telefon
görüşmeleri, yazışmalarla geçirmekteler.
Burada sekreteryaya önemli görevler
düşmektedir. Telefon bağlantılarını yetkili
birimlere yönlendirmek onların görevidir.
Her bağlantıyı genel müdüre aktaran sekreter
şirketin verimliliğini yarıya düşürür.
Buradan da anlaşılacağı üzere zamanı
yönetmek, kaliteli yönetim anlayışı,
kurumsallaşma gibi kavramları başarmak
isteyen firmalar bunu, işini bilen, verilen
her görevi en iyi şekilde başaracak, sizleri
anlayabilecek ve yeri geldiğinde kararlar
alabilecek yetkin çalışanlarla
başarılabilecektir.
Edindiğimiz
tecrübelerden öğrendiğimiz ve tavsiye
edeceğimiz şudur; Pareto analizini her
işinizde uygulayın. Sorunları belirleyin,
önem sırasını göre sıralandırın ve çözmeye
en önemliden başlayın. Az önemlilerin
çözümünü alt personele bırakırsanız hem
kendilerine olan güvenleri güçlenecek hem de
işletme içinde motivasyonları artacaktır.
Her işi kendiniz
yapmaya çalışmayın zaman en pahalı
gerçektir. Zamanı boşa harcamayın,
çalıştığınız ortamlarda bürokratik
yapılanmayı en aza indirin. Boşa kırtasiye
işlemleri oluşturmayın. Fazla çalışarak
zamanı iyi kullanamazsınız. Fazla çalışmak
sizi ailenizden, çevrenizden ve birçok
olgudan geri bırakacaktır. Belki de
sağlığınızdan olacaksınız. Unutmayın önemli
olan fazla çalışmak değildir, zamanı verimli
kullanmaktır.
Zamanı kullanmanın en
önemli anahtarlarından biri de teknolojik
alt yapının yeterli olmasıdır. Günümüz
dünyası yenilik yapamayan ve yeniliklere
ayak uyduramayanların silineceği bir
dünyadır. Bu yüzden teknolojiyi sonuna kadar
kullanmak gerekir. Teknoloji bize o kadar
çok şeyi o kadar büyük bir hızla sunuyor ki
artık organizasyonlar yenilik birimi kurup
yenileşme hareketinde bulunmak zorunda
hissediyorlar kendilerini. Örneğin işe giriş
çıkışın parmak izi okuyucuları ile yapılması
denetimi azaltacak ve zaman kaybını
önleyecektir. İç iletişimde e-posta ortamı
veya sesli mikrofon iletişimi maliyetleri
düşüreceği gibi zamanı verimli kullanmaya
vesile olacaktır. Personelin yemek, ulaşım
ve tuvalet ihtiyaçlarının kolay ulaşabilecek
yerlerde olması da zaman kaybını
azaltacaktır. Ayrıca depo, arşiv gibi
birimlerin kolay ulaşılabilen yerlerde
olması ve bu birimlerin düzeni, aranılan
ürünün ya da belgenin kolayca bulunabilmesi
de zamanı etkin bir biçimde kullanmayı
sağlayacaktır.
Yapılması gerekenleri şöyle özetleyebiliriz;
-
Her işi planlayın ve
plan yapmaktan korkmayın.
-
Her işi ya da birimi
düzenleyin.
-
Her işi bir standarda
bağlayın.
-
Yetkilendirmeden
korkmayın, aksine teşvik edin.
-
Eğitimleri çok farklı
konularla da olsa firmanızda artırın. Bilgi
verimi artırır.
-
Zamanım yok, zamanım
yetmiyor gibi kavramları kullanmayın. Bu
sizin yetersiz olduğunuz kanaatini
uyandırır.
-
Gereksiz her türlü
görüşmeden kaçının. Kim, hangi konuyu,
kiminle görüşecek belirleyin.
-
İş hayatı her geçen
gün gelişen rekabet ortamında daha da
zorlaşıyor. Yeniliklere açık olun ve iş
hayatınızı kendinize zor bir görev olarak
yüklemeyin. Sosyal yaşamınızdan ödünler
vermeyin ve akıl sağlınızı koruyun. Para her
şey değildir.
Fevzi
Kostak
Yönetim ve Kalite
Uzmanı
ETİKA
Danışmanlık ve Eğitim Ltd. Şti.
kostak@etikadanismanlik.com