Türkiye’de aile anayasası hazırlamış aile
şirketi sayısı tam olarak bilinmese de
tahmin edilen rakam 6000 civarındadır. Her
geçen gün artan bu sayı aile şirketlerinin
geleceklerini düşündüklerine anlamına
gelmektedir. Aile birliğini sağlamanın en
önemli faktörünü resmi bir unsurda arayan
aile şirketleri vakıf kurmayı tercih
etmektedir. Türkiye’de vakıf kültürü çok
eski ve yaygın olmasına rağmen aile
şirketleri tarafından çok iyi
bilinmemektedir. Pek çok aile şirketi, aile
anayasası ve vakıf arasında seçim yapmakta
zorlanmaktadır. Özellikle büyük aile
şirketleri resmiyetinden dolayı vakıf
kurmayı tercih etmektedirler. Aile
anayasaları vakıflara oranla hazırlanması ve
uygulanması daha kolay bir sistemdir. Bir
araya gelen aile üyeleri kendi anayasalarını
oluştururken aynı zamanda kendi
geleceklerini kendi tayin etmektedirler.
Aile anayasalarının kontrolü ve denetimi
aile üyelerinin elindedir. Vakıflarda ise
devlet tarafından bir denetim söz konusudur.
Vakıf kuran aile şirketleri ise birçok
yasal gerekliliği yerine getirmek zorunda
kalmaktadırlar.
Vakıf kurarken dikkate alınması gereken iki
öğe vardır, bunlar; malvarlığı ve amaçtır.
Bu amaçlar
sağlık tesisleri kurmak, okul, kitaplık,
öğrenci yurdu yaptırmak, yardıma muhtaç
öğrencilere çeşitli şekillerde destek olmak
vb. amaçları resmi vakıf senedine yazmak
zorundadır. Hemen burada vakfın nasıl
kurulduğuna bakmamız gerekir.
Vakıf kurma, noterde düzenleme şeklinde bir
resmî senetle veya ölüme bağlı tasarrufla
açıklanır. Ancak vakfın kurulması için
yetkili asliye hukuk mahkemesine
başvurularak tescilinin sağlanması
gereklidir. Vakıf, yerleşim yeri mahkemesi
nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel
kişilik kazanır.
Vakıf kendi mütevelli heyetinden başka
hiçbir yere bağlılığı olmayan, ancak 4721
sayılı kanunla belirtilen teftiş makamının
denetimine tabi; tüzel kişiliği haiz özerk
bir kurumdur. Bu tür denetimlerin kaçınan
birçok aile şirketi aile anayasasını daha
mantıklı bulmaktadır. Vakfın gelirleri 4721
sayılı kanunla yasaklanan maksatlarla
kullanılamaz. Vakfın çeşitli organları
vardır bu organlardan bazıları şunlardır:
a)
Mütevelli Heyeti
b)
İcra Komitesi
c)
Başkanlık vb.
Mütevelli heyetleri şirket yönetim
kurullarınca seçilebilir ve seçen kuruluşta
yönetim kurulu üyesi olması şart değildir.
Mütevelli heyet başkanı vakıf başkanıdır.
Heyet üyeleri belirli bir süre için seçilir
ve tekrar seçilmesinde bir mahsur yoktur.
Mütevelli heyetleri senede iki kere
toplanmalıdır bunun yanı sıra mazeretsiz
olarak toplantılara gelmeyen üyelerin heyet
çekilmesi aile şirketinden istenebilir.
Mütevelli heyetleri yukarıda da
belirttiğimiz amaçları gerçekleştirmek için
kararlar alırlar. İcra komitelerinin
hazırladığı bütçeleri ve tasarrufları
değerlendirmek ve karar almak, genel müdür
atamak ve genel müdürlük kadrosunu saptamak,
şartlı bağışları kabul etmek vb. kararlar
alabilir. Alacağı kararları yönetmeliklerle
icra komitelerine devredebilir.
İcra
komiteleri mütevelli heyet başkanı, başkan
yardımcısı ve mütevelli heyetinin
aralarından seçeceği bir üyeden oluşabilir.
İcra komiteleri, mütevelli heyetlerinin
aldıkları kararları uygular ve gelişim için
tekliflerde bulunur. Bilanço hazırlar, genel
müdürlük personelini atarlar.
Vakfın tasfiyesi için tek sebep, tahsis
edilen mal varlığının bu resmi senette
belirtilen vakıf amaçlarını tahakkuk
ettiremeyecek bir yetersizliğe düşmesidir.
Vakıf nihayete erdiği veya tasfiyesine
mahkemece karar verildiği takdirde, o
tarihteki Mütevelli Heyeti, Tasfiye Heyeti
mahiyetini alarak tasfiyenin sonuna kadar
görevine bu sıfatla devam eder.
Aile anayasası ise geneli itibariyle aile
üyelerinin dışında kimsenin yer almadığı ve
aile liderleri tarafından oluşturulan
konseyler tarafından hazırlanır ama başarılı
ve etkin bir anayasa hazırlanması istenirse
18 yaş üstü şirkette hissesi bulunan veya
ileride bulunacak tüm aile üyeleri
katılmalıdır. Bu kişilerin yanı sıra aile
dışı hissedarlar, önemli konumdaki şirket
çalışanları, aile anayasası hazırlanırken
katkıda bulunabilirler. Oluşturulan çoğu
aile anayasasında daha sonraki yıllarda işin
başına geçecek genç aile üyelerini konseye
ve hazırlanan aile anayasalarına dâhil
edilmemektedir. Bu büyük bir hatadır. Birçok
aile şirketi günümüzde aile anayasası
hazırlamak için girişimde bulunmaktadır
ancak bu şirketlerin çoğu aile anayasasının
ne olduğunu bilmemektedir. Aile anayasası
hazırlamak isteyen kişiler, aile
anayasalarının;
aile birliğini,
liderlik,
hisse devirleri,
iletişim,
şirkete dahil olma,
miras, vb. sorunları oluşmadan çözeceğini
bilmelidirler.
Aile anayasaları genel olarak
dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde aile
üyeleri ve hissedarlarla ilgili bilgiler
bulunmaktadır. Birçok aile Ankara Sanayi
Odasının örnek olarak yayınladığı şekilde
anayasa oluşturmaktır. Bu Amerikan
anayasasının aynen Türkiye’ye nakledilmesi
kadar saçmadır. Anayasalar şirketlerin ve
ailenin geçmişi, bugünkü durumu ve gelecekte
planlanan durumların birleştirilmesiyle
oluşturulur. basite kaçarak hazır yazılmış
Ankara Sanayi Odasının örneğine şirket adı
koyarak yazmak ailenin sorunlarını çözmediği
gibi kısa zaman sonra sorunları düğümlenmiş
şekilde ailelerinin kucağına atmaktadır.
Birçok aile, anayasa hazırlanırken bu süreci
durdurmuştur. Anayasa oluşurken işi
bilmemekten dolayı sorunlar yumağı büyümüş
ve aile önderlerini karar alamaz duruma
düşürmüştür. Aile üyeleri neyin nasıl
olduğunu bilmediklerinden dolayı en kolay
yolu seçerek anayasa hazırlama sürecini
sonlandırmaktadırlar. Aile anayasası
hazırlanırken sorun çıkması ve sürecin
durdurulması tamamen bilgisizlikten
kaynaklanmaktadır. Aile anayasaları yukarıda
da belirttiğim gibi şirketten şirkete ve
aileden aileye değişiklik gösterebilmelidir
yani esnek olmalıdır. Aile üyelerinin çok
katı olduğu maddeler elenmelidir veya
sonradan görüşülmek üzere ertelenmelidir.
Aile anayasaları hazırlanırken unutulmaması
gereken en önemli nokta aile birliğinin
sağlanmasıdır. Aile birliğini sağlamak
isterken ailenin arasını açmak ancak
cahillik olacaktır.
İkinci bölüm şirket yapısıyla ilgilidir,
şirket liderliği ve aile ile şirket
arasındaki bağlantılarla ilgilidir. Bu
bağlantılar arasına şirkette önemli
durumlardaki kişileri bu bölümde irdelemek
akıllıca olacaktır. Bu bölümde özellikle
şirket ana sözleşmesine koyulması tavsiye
edilen bazı maddeler bulunmalıdır. Özellikle
bulunmalıdır diyorum çünkü gelecekte
özellikle bu bölümde yazılmayanlar ve önlemi
alınmayan detaylar yüzünden birçok aile
şirketi gözlerimizin önünden kaybolmaktadır.
Çok basit bir örnek vermek gerekirse bir
maddede mutlaka şirket sorumluları (
müdürler, sorumlular vb.)
ortakların muvafakatı
olmadan şirketin uğraştığı ticaret dalında
ne kendi ne de başkası adına iş göremez (
ortak olamaz, komanditer ortak, ltd.)
şeklinde bir madde konulmalıdır ve ana
sözleşmeye çeşitli yöntemlerle hukukçulara
da danışarak
eklenmelidir. Bu türden maddeleri aile
anayasası hazırlayan 6000 civarındaki
kuruluştan kaçı yazmıştır merak ediyorum. Bu
bölüm oluşturulurken aile üyelerinin
şirketteki geleceklerini de kayıt altına
almak gerekir ve kurallar oluşturulmalıdır.
Üçüncü bölüm konseyle ilgilidir. Konsey
oluşturma ve konsey yönetimi odaklıdır.
Konseyle tüm standartların bu bölümde içinde
yazılması gerekir. Bu bölümde oluşabilecek
gözden kaçan tek bir nokta konsey sistemini
bozar ve konsey sistemin bozulması tüm
anayasanın uygulanamaz duruma gelmesine
sebep olur. Gözlemlediğimiz kadarıyla
hazırlanmış hiçbir aile anayasanın içinde
oluşturulan konseylerde icra ve denetim
birimleri oluşturulmamaktadır. Konseyler
oluşturulurken bu iki birimin mutlaka
oluşturulması ve görevlendirilmesi
gerekmektedir. Denetlenmeyen maddeleri
yazmanın hiçbir anlamı yoktur. Birçok şirket
aile anayasası hazırlamakla övünür ama
içeriğine bakıldığında küçük bir hikaye
kitabından farkı yoktur. Yazılmış şekliyle
muhafaza edilmektedir. Aile anayasaları
günün değişen şartlarıyla birlikte revize
edilmelidir. Sürekli güncellemeler
yapılmazsa aile anayasası, aile sıkıntısı
olmaktadır.
Son bölüm ise mal varlığı ile ilgilidir.
Geçmişte birçok aile veya ortaklıklar
gelecekte oluşacak sorunların çözümünde
hissedarlık sözleşmesi dediğimiz bir tür
sözleşme hazırlamaktaydı ancak hissedarlık
sözleşmesi günümüzde kuruluşlara yeterli
gelmeyecektir ve gelmemektedir. Bu bölümde
ince noktalar bulunmaktadır. Birçok aile
üyesi bu bölüm oluşturulurken birbirine
düşman olmuşlardır. Bu bölümde hisse sahibi
olma, hisse devri, temettü dağıtımı vb.
konular işlenmektedir. Bu bölüm
hazırlanırken mutlaka şirket mülkiyetinden
yapılacak hayır ve yardım standartlarını da
bu bölüme eklemek gerekir.
Etika Danışmanlık olarak aile anayasası
hazırlarken izlediğimiz süreç şöyledir;
Sözleşme imzalanması.
Sözleşmede de belirtileceği gibi hazırlık
toplantı planlaması
Aile anayasasının içeriğinin tüm
katılımcılara aktarılması
Aile konseyinin belirlenmesi
Gerek görülürse, aile üyelerine anket
Gerek görülürse, bireysel mülakat
Bölümlerin yazılmasına geçiş
Bu sürece birçok ilave yapılması
gerekebilmektedir. Aile anayasası, iyi
hazırlanırsa ve tüm aile üyeleri tarafından
inanılarak uygulanırsa belki abartı gibi
gelebilir ama gelecekteki tüm sorunlarınızı
ve daha iyiyi bulmanızı sağlar. Önemli olan
daha öncede belirttiğim gibi aile birliğinin
sağlanmasıdır. Aile birliğini sağlayamayan
liderlerin kurduğu aile şirketleri,
liderlerden çocuklara geçiş yapmış akrabalık
bağı içindeki aile şirketleri ve tamamen
kuzenlerin yönetimlerindeki aile şirketleri
büyüklüğü ne olursa olsun dağılıp
gideceklerdir. Aile birliğini sağlamanın en
önemli şartları şunlardır; saygı, söz hakkı,
adaletli kar dağıtımı ve sürekli
iletişimdir.
Unutulmamalıdır ki, “Kullandığınız kelimeler
nasıl yaşayacağınızı belirler.” (Yunan
Atasözü)
Fevzi
Kostak
Yönetim Danışmanı
kostak@etikadanismanlik.com