Denetim, kuruluşların yapmış oldukları
faaliyetlerinin uygunluğunun ya da
uygunsuzluğunun araştırılmasıdır. Denetim,
başarılı olmak isteyen her kuruluşun
yapmakta olduğu bir faaliyettir.
Denetimler kuruluşlarda her departmanda
gerçekleşebilmektedir. Çalışanların
denetimi, mali denetim, müşteri ile ilgili
denetimler, süreç denetimleri, ürün ya da
hizmetin uygunluk denetimi, performans
denetimi vb denetimlerin çok çeşitli
kuruluşlarda farklı metodlarla
gerçekleştirildiği görmekteyiz. Üst yönetim
tüm bu denetimlerin sonuçlarına sahip
çıkmadığı sürece denetimlerin hiçbir faydası
görülemeyecektir.
Denetim yapmak isteyen kuruluşlar ilk olarak
hangi konu başlığında denetleme yapacağına
karar vermelidir. Sürekli ve büyük
problemlere sebep olan bir konu başlığında
denetim yapılacaksa acemi, konusunda uzman
olmayan, denetimi bilmeyen kişilere görev
verilmemelidir.
Denetim aşamasına gelindiğinde ise denetim
sorumlularının belirlenmesi ve duyurulması,
denetim süreç haritasının hazırlanması,
denetim yapılacak konu başlıkları
belirledikten sonra denetlenecek alanlara
denetimin konusunu, tarihini, denetim şekli
denetim ve denetim prosedürü tüm personele
ve birimlere duyurulmalıdır.
Denetim prosedürü çeşitli başlıklar altında
toplanır. Bu başlıklar; amaç, kapsam,
referanslar, tanımlar, sorumlular, uygulama
vb. başlıklar altında denetimin neyi
amaçladığı, neleri kapsadığı, nelerin
referans alındığı, (yasalar, yönetim
sistemleri veya kendi standart referansları
vb.) anlaşılması gereken kelimelerin
anlamları, denetimde sorumluların kim
olduğunun belirlenmesi ve denetimin nasıl
gerçekleşeceğini uygulama başlığı altında en
ince detayına kadar belirtmek gerekmektedir.
Bu konu başlıklarının içeriğinde yapılan
değişikleri revize ederek tüm personele ve
birimlere duyurmak gerekmektedir.
Denetim öncesinde mutlaka denetim kontrol
listeleri, işin uzmanları tarafından
hazırlanmalıdır. Denetim kontrol
listelerinde yorum bölümü olmalı ve denetim
esnasında göze çarpan noktalar bu yorum
köşesine eklenmelidir.
Denetimlerde temel amaç kusurlu ve işlemeyen
alanların tespit edilmesi olsa da,
denetimler daha iyiye ulaşmak amacıyla
yapılmalıdır. Denetimlerde düzeltici
faaliyetlerden çok önleyici faaliyetler göz
önünde bulundurulmalıdır.
Denetimlerde çalışanlarla birebir
görüşülmelidir. Önerileri ve düşünceleri
alınmalıdır. Gözlemlerinin ne olduğu
belirlenmelidir. Zira bir işi en iyi bilen,
o işi yapandır. Başka bir bölümden gelen
denetçinin kontrol listelerini düzenlemesi
denetim sonrası faaliyetlerin
iyileştirilmesinde yeterli olmayacaktır.
Günümüzde pek çok kuruluş çeşitli yönetim
sistemlerini uygulamak için belgelendirme
denetimleri yapmaktadır. Bu kuruluşlara
belge denetimi için gelen denetçilerin büyük
çoğunluğunun sektör deneyimi olmadığını ve
denetimde neyin önemli neyin önemsiz
olduğunu sadece ellerine verilen kontrol
listelerine göre karar verdikleri de
görmekteyiz. Her kuruluşun yapısı farklıdır
ve denetçilerin bu yapıyı anlamaları
gerekmektedir. Özellikle ISO sistem
belgelendirme denetimlerinde denetçilerin
şirketlerin mevcut yapılarını
anlayamadıklarını gözlemliyoruz. ISO
maddelerini yorumlamakta zorlanan ve sadece
dokümantasyon eksikliklerini denetleyen bu
denetçilerin günümüzde bu sistemlerin
başarısızlığında en önemli faktörler biri
olduğunu unutmamak gerekir.
Kuruluşlar gerçek ve başarılı bir denetim
yapmak istiyorlarsa, tüm sistemlerini, tüm
çalışanlarını, tüm birimlerini, tüm
materyallerini denetlemelidirler. Bir bölümü
veya bir depoyu denetlemek denetim açısından
başarılı gözükse de yeterli olmayacaktır.
Bir bölüm çok başarılı olsa da, diğer
bölümlerin denetimsizlik sebebiyle başarısız
olması sebebiyle başarısız duruma
gelecektir.
Dünyada ve Türkiye’de pek çok kuruluşun her
çeşit faaliyeti çeşitli sistemlerle
yönetmelerine rağmen kendilerine has denetim
sistemlerini bir türlü kuramadıkları ve
yönetemedikleri gözlemlenmektedir. Bunun çok
çeşitli sebepleri bulunmaktadır.
Bunlardan başlıcaları şunlardır;
ü
Yapılan iç denetimlerde şirket
içinde beraber çalışan personelin
birbirlerini denetlemesi ve samimiyetlerinin
denetim sonuçlarını büyük ölçüde etkilemesi,
ü
Denetim yapan personelin
yetersizliği,
ü
Hiyerarşik açıdan kendinden
üste bulunan yöneticilerin denetlenmesi,
ü
Denetim ciddiyetsizliği,
ü
Üst yönetimin yetersiz
desteği,
ü
Cezalandırma ve ödüllendirme
tekniklerinin yeterli olmaması,
ü
Denetime ayrılan zamanın
yetersizliği,
ü
Denetim şeffaflığının
sağlanamaması vb. konular denetimleri
başarısız kılmakta ve denetimlerin verimini
düşürmektedir.
Çalışan sayısı 50 den fazla olan kuruluşlar
mutlaka denetim ekipleri oluşturmalıdır. Bu
ekipler kendi yapmış oldukları işin dışında
periyodik olarak denetim faaliyetlerini
yürütebilmelidir. Denetim ekipleri en az 3
kişi olmalı ve çalışan sayısına göre
artırılmalıdır. Mümkünse denetim
faaliyetleri ve sonuçları en üst birime
bağlanmalıdır. Orta kademe yöneticiler
denetim sonuçlarını değerlendirmek ve karar
almak konusunda yetersiz kalacaktır.
Kamu kuruluşlarında denetçilerinde mutlaka
denetlenmesi gerekir. Denetçilerin
görevlerini yerine getirip getirmediklerini
bu üst denetim ekibi denetlemeli ve devletin
üst birimlerine bildirerek gereğinin
yapılmasını sağlamalıdır. Kamu kuruluşları,
özellikle çalışanların verimini ve uygun
çalışıp çalışmadığını tespit etmek istiyorsa
mutlaka vatandaşla çalışan arasına bir set
çekebilmelidir. Devleti yönetenlerin mutlaka
başvuru, cezalandırma, denetim vb.
faaliyetlerinde kamusal çıkarı göz önüne
alarak yeni düzenlemelere gitmeli ve bilgi
teknolojilerini bu konuda daha fazla
kullanmalıdır. Devletin birimlerinin
denetimi şirket denetimlerin oldukça
farklıdır.
Denetçiler denetim konusunda
eğitilmelidirler. Denetimin ne olduğunu ve
amacının ne olduğunu kavramalıdırlar. Kusur
bulmak temelinde hareket etmek yerine
kusurları oluşmadan önlemek ve düzeltmek
yönünde hareket etmelidirler. Denetçiler tüm
birimlerle irtibatlarını eksiksiz
gerçekleştirmelidirler.
Denetçiler
ü
Araştırmacı,
ü
Kolay iletişim kurabilen,
ü
Disiplinli,
ü
Kuruluş misyonuna uygun,
ü
Sektörü yakından bilen,
ü
Teknolojiye ilgi duyan
ü
Empati yapabilen kişilerden
seçilmelidir.
Başarılı denetçilerin kuruluşlarına değer
katacağı unutulmamalıdır.
Denetimde en önemli nokta yasaları uygulamak
olmalıdır. Denetçi, denetleyeceği kuruluşun
faaliyetlerine göre yasal mevzuatı takip
etmeli ve uygulanmasına yardımcı olmalıdır.
Türkiye’de pek çok kuruluş iş güvenliği,
çevre sağlığı, bireysel ve sosyal haklar vb.
konularında yasalara uygun çalışmamaktadır.
Kuruluşların ilk denetim faaliyetleri yasal
mevzuata ne kadar uyumlu olup olmadıkları
konusunda olmalıdır. Bulunan eksikler derhal
düzeltilmelidir.
Denetimler, periyodik denetimler dışında
olağanüstü şekilde de gerçekleştirilmelidir.
Zamanı belli olmayan bu denetim şekli
kuruluşun mevcut yapısını daha net görmemizi
sağlayacaktır. Çalışanları daha düzenli
çalışmaya teşvik edecektir.
Denetim sonuçları kuruluş üst yönetimleri
tarafından değerlendirilmelidir ve alınan
kararlar uygulanırken tüm bölüm ve
çalışanlara duyurulmalıdır. Uygulama
sonuçları bir sonraki denetimde gündeme
gelmelidir ve başarı ya da başarısızlık
değerlendirilmelidir.
Sürekli gelişme ve kaliteli yönetim için
denetim şarttır.
Fevzi
Kostak
Yönetim Danışmanı
kostak@etikadanismanlik.com