Kobi olarak kriz ortamı sizi de etkilediyse
aşağıdaki tavsiyelere kulak vermeniz
yararınıza olacaktır. Bu tavsiyeler
şirketinizi kanatlandırıp uçurmasa da
sizlere faydasının dokunacağı kesindir.
İlk üzerinde durmamız gereken konu
ürettiğiniz ya da üretmeden sattığınız ürün
ya da hizmetlerinize güvenip güvenmediğiniz
sorusudur. Gerçektende Türkiye’de birçok
kuruluş sattığı ya da ürettiği hizmete
güvenmemektedir. Sizler güveniyor musunuz?
Güvenmiyorsanız hemen o işi derhal
bırakmanız yararınıza olacaktır.
Güveniyorsanız ve bu sıkıntılı dönemlerden
yaralanmadan çıkmak istiyorsanız aşağıdaki
tavsiyeler sizlere yardımcı olacaktır.
Ürün ya da hizmetinizin en önemli, en
dikkate değer yanı nedir? Örneğin
sağlamlığı, ergonomik oluşu, ucuz olması,
kapsamlı olması vb. Bu soru bizim için
önemlidir. Ön plana çıkarmanız gereken
noktalardan biride budur. Ürün ya da
hizmetinizi tanımaya çalışın. Onu tanıtırken
bu noktalara vurgu yapmayı ihmal etmeyin.
Çoğu zaman vurgu yapılan noktaların eksik,
yanlış ve inandırıcılıktan yoksun olduğu
görülmektedir. Bazen bu noktaları ispat
etmeniz gerekebilmektedir.
Hangi pazara hitap ediyorsunuz?
Bu sorunun cevabı sizin hangi sektörlerle
ilişkide olduğunuzu ve hangi kuruluşlarla
diyalog içinde olmanız gerektiğini önceden
saptamanızı sağlar. Örneğin bina dış cephe
imal ediyorsunuz ya da ithal ediyorsunuz.
Sizin pazarınız ne, kimler size müşteri
olabilir. Sizin ürününüze kimlerden talep
geliyor? Bu sorulara cevap bulun ve Pazar
payınızı artırmaya çalışın. Potansiyel
müşterilerinize ulaşın.
Kriz ortamında durursanız batarsınız.
Rakiplerinizi mutlaka bilin. Rakiplerinizi
listeleyin ve özelliklerini bilin. Hangi
şehirde hizmet veriyorlar, sermaye güçleri
nedir, müşterileri kimdir. Bugün birçok web
sitesinde şirketlerin referansları
mevcuttur. Gerekirse onların müşterilerine
ulaşın. Teklif verin, rakiplerinizin
tekliflerini öğrenmeye çalışın. Bu
müşterilerle aynı işi yapan tüm firmaları
önceden belirleyin sırayla hepsine ulaşın.
Bu araştırmaları yurtdışındaki firmalara da
yapabilirsiniz. Gerekirse şirketinizden bir
kişiyi rakiplerinizi incelemesi için
görevlendirin. Bu kişi yeni teknolojiyi ve
tüm iyileştirmeleri takip edebilecek biri
olmalı.
Kıyasıya rekabetin yaşandığı bu ortamlarda
zamanın kıymetini bilin ve zamanı iyi
kullanın.
Diğer bir önemli konu başlığımız. Şirket
sahiplerinin şirkete olan katkılarının
artırılmasıdır. Şirkete uzaktan bakan, kârı
paylaşan ama hiçbir sıkıntıya katlanmayan
ortakların, şirketle olan ilişkilerine bir
şekil verilmek zorundadır. Bu tür kuruluşlar
sırtlarında bazen kambur taşır gibi ortak
taşımaktadırlar. Biran önce şirketin üst
yönetimini tekrar şekillendirmeye başlayın.
Müşteriyle ilişki kurmayan, imalata
girmeyen, finans sıkıntısında destek olmayan
tüm ortaklarla ilişkinizi tekrar gözden
geçirin.
Taşıyamayacağınız yükü yüklenmeyin.
Sürekli araştırmalar yapın. İşinizin
içindeki angarya diye tabir ettiğimiz çok
gerekli olmayan ve sıradan bir personelin
yapacağı işi kendiniz yapmayın. Sürekli
araştırma yapın. İşinize benzer işleri
araştırın ve yeni fikirler üretmeye çalışın.
Bu çok kolay değildir ama yapmak
zorundasınız. Müşterilerle iletişimi artırıp
sunmuş olduğunuz ürün ya da hizmetlerde ne
gibi değişiklik yapabileceğinizi onlarla
konuşun. Onlardan çok farklı bilgiler
alacağınıza emin olabilirsiniz.
Araştırma yapmayan şirketlerin geleceği
yoktur.
Masraflarınızı kısın. Son model lüks
arabalar, lüks konutlar ve site masrafları,
gereksiz istihdam( çoğunlukla akraba ve
yakın dostlar vasıtasıyla işe alınanlar) vb.
tüm masraflarınıza bir çekidüzen verin.
Bugün Türkiye’de BMW, Mercedes marka
arabaları olan birçok kişi arabasına benzin
koyacak para bulamıyor. İlginçtir krize
girmiş, likitide sıkıntısı çeken birçok
şirketin patronları kendi lüksünden taviz
verememektedirler.
Masraflarınızı belirleyin. Tüm masraf
kalemlerini teker teker yazın. Görünmeyen
kalemleri dikkate alın. Yaz aylarında ısınma
masraflarınız olmaz ama kış aylarında ısınma
masrafınız olacaktır. Kışın elektrik
kullanımı artacaktır. Servis ya da yakıt
masraflarınızın durumunu belirleyin ve
önlemlerini araştırın.
Ayağınızı yorganınıza göre uzatın.
Ürettiğiniz ürünlerle depolarınızı
doldurmayın. Gerekirse geçici olarak üretimi
yavaşlatın. Günümüzde birçok şirket
çalışanlarını işten çıkarmaktadır. Bu da
plansız ve başarısız patron ve idarecilerden
kaynaklanmaktadır. Başarılı lider ya da
yönetici, gereksiz personeli istihdam etmez.
Çok sıra dışı bir olay yaşanmadığı takdirde
işten çıkarmalar başarısızlıktır.
Depolarlarda malınızın çok olması
şirketlerinizin başarısızlığıdır.
Para kazanmayan bölüm ya da ürettiğiniz
malları belirleyin. Para kazanmayan ve
zararı olan tüm faaliyetlerden kurtulun.
Gelecekte umutlu olduğunuz işlerde devam
edebilirsiniz.
Hatada ısrar olmaz.
Marka çalışmasına gecikmeden başlayın. Bunun
için interneti ve diğer tanıtım olanaklarına
hız verin. Tüm pazara kendinizi tanıtın.
Müşteri ziyaretlerinizi artırın.
Sektörünüzde şirketinizi tanımayan kalmasın.
Bunun yukarıda da belirttiğim gibi tüm
personeli hatta şirket ortaklarını en
verimli şekilde kullanın. Kriz var diye
şirketinizi hemen kapatacak veya üretimi
durduracak mısınız? Hemen yıkılmayın!
Unutmayın, dünya dönüyor, çalışmaya devam.
Fevzi
Kostak
Yönetim ve Kalite
Uzmanı
kostak@etikadanismanlik.com