Son günlerde hızla artan işçi ölümleri
sebebiyle iş güvenliği kavramı ülkemizde
biraz daha ön plana çıkmış durumda.
Türkiye’de iş güvenliği deyince insanların
aklına ne yazık ki sadece baret gelmektedir.
Gittiğimiz kuruluşlarda bırakın iş
güvenliğine yatırım yapmayı, para harcamamak
için daha da sağlıksız ortamlarda çalışmayı
göze alan kuruluşları görmekteyiz.
Tersaneler başta olmak üzere organize
sanayilerin tümünde sağlıklı ve dört dörtlük
firma bulmak neredeyse imkansız. Kuruluş
sahiplerine iş güvenliği veya OHSAS
dediğimizde bu konu hakkında hiçbir
bilgilerinin olmadığını görüyoruz. OHSAS ve
İş Güvenliğinin ne olduğunu kendilerine
açıkladığımızda ise tek sordukları şey ne
kadar para harcayacakları oluyor. Görünen o
ki iş güvenliği, işçi sağlığı, sağlıklı
yaşam koşulları onları hiç ilgilendirmiyor.
Günümüzde Organize Sanayi Bölgelerinde çok
sağlıksız ortamlarla karşılaşmak normal bir
durum halinde gelmiş. Bir kuruluşu
ziyaretimizde gördüğümüz manzara ise tek
kelimeyle korkunçtu. Kimyasal madde kullanan
bu işletmede işçileri bir bölüme adeta
kapatmışlar ve koruyucu hiçbir madde
kullanmadığı gibi eldiven dahi
takmamışlardı. İnsanların kollarındaki
yaraları gördüğümüzde işletmenin çok
sağlıksız ortamlarda üretim yaptığını
kendilerine söylediğimizde, maaşları
zamanında yatırdıklarını söylemişlerdi. Bir
örnekte son günlerde gündemde olan
tersanelerin birinden verelim ve işin
vahametini daha iyi anlamış olalım.
Tersanenin birinde taşeronlarla toplandık ve
onlara bağlı çalışanları geliştirmek için
neler yapabileceğimizi onlara anlatıyorduk.
Konu eğitime geldiğinde taşeronlara,
çalışanları mutlaka eğitmek gerektiğini ve
bu eğitim için bir maliyeti göze almaları
gerektiğini anlattık, eğitim almayan
işçilerin ölümlerinin ne kadar dikkat
ederseniz edin artacağını kendilerine
belirttik, aldığımız cevaplar arasında biri
çok ilginçti, bize işçileri eğittikten sonra
çalışanların işten çıkmaları halinde
uğrayacakları zararları anlatıyorlardı.
Amele pazarından işe aldıkları bu insanların
sağlıkları, yaralanmış veya ölmüş olmaları
onlar için çokta önemli değildi…
İş güvenliği kavramının içeriği hakkında bu
yazımda birçok konuya değineceğim ve tüm
okuyuculara rehber olabilecek bir
detaylandırmayla anlatmaya çalışacağım. İş
güvenliği sağlamanın koşulları işçileri işe
getirmek için kullandığınız servis
arabasıyla başlar ve çalışanların evlerine
döndükleri zaman içinde işletmede
karşılaştıkları ya da karşılaşabilecekleri
tüm risklerin tespit edilmesi ve bu
risklerin bertaraf edilmesiyle sonlanır.
Araçların kontrollerinin tam ve eksiksiz
yapılması, şoförün eğitimi ve disiplini, iş
güvenliği için bir adımdır. İlkyardım
eğitimlerinin yasa gereği zorunlu olduğu
düşünülürse ilk yardımın kuruluşlar için ne
kadar önemli olduğunu takdir edebilirsiniz.
Ağır ve tehlikeli işlerde çalışan işçilerden
her 10 kişiden biri ilk yardım eğitimi almak
zorundadır. İlkyardım sorumluları iyi bir
eğitimden geçmeli ve standartlara uygun
ilkyardım malzemeleri sürekli kontrol
edilerek kuruluşlarda belirli yerlerde
bulundurulmalıdır. Ağır ve tehlikeli işlerde
çalışanların yılda bir kere zorunlu olarak
sağlık kontrolünden geçmesi gerekmektedir.
Kuruluşlarda gıda ile uğraşan kişiler dahil
olmak üzere çaycı bile mutlaka portör
muayenesinden geçmek zorundadır.
Kuruluşlar yasa gereği zorunlu olan iş
güvenliği eğitimlerini tüm çalışanlara kendi
kuruluşları dışındaki uzman kişilere
verdirmek zorundadır. İşletmeler masraf
yapmamak için kendi bünyelerindeki
mühendislere bu eğitimleri verdirmek
istemektedirler ama bu hiçbir zaman yeterli
değildir. İş güvenliği kurul eğitimleri yasa
gereği zorunludur ve tutanakları
saklanmalıdır. Bu eğitimlerin dışında
çalışanlara sürekli eğitim verilmek
zorundadır. Yangın eğitimleri de verilmesi
gereken zorunlu eğitimlerden biridir. Hatta
tatbikat bile yaptırılmalıdır. Çalışanlara
uygun dinlenme, yemek ve soyunma odaları
tahsis edilmelidir. Soyunma odalarında duş,
lavabo, temizlik malzemeleri, soyunma
dolapları bulundurulmalıdır. Güvenlik ve
uyarı levhaları mutlaka bulunması gereken
yerlerde olmalıdır.
İşletmedeki tüm departmanlar ( Elektrik,
Boya vb) sürekli olarak denetim
faaliyetlerini yürütmek zorundadır.
Denetimlerini kayıt altına almaları işletme
yararına olacak ve dış denetimlerde belge
olarak gösterilebilecektir.
Akaryakıt atıkları çalışma sahalarında en
önemli sorunlardan biridir.
Akaryakıt depolama tankları, pompa
adaları, nefeslikler vb. yerlerde akaryakıt
buharı birikebilecek boş ve kapalı alanlar
bulunmamalıdır. Elektrik tesisatları en az
yılda bir kez kontrol edilmeli ve topraklama
işlemleri yapılmalıdır. Elektrik kabloları
aşınmış ve yırtık olmamalıdır. Kablolar yol
güzergâhlarında korunaklı olmalı ve kaynak
işleri vb. işlerin yapıldığı ortamlarda
ateşten koruyucu örtülerle korunmalıdır.
Prizler mutlaka kontrol edilmelidir.
Aydınlatma işlemleri de bu kapsam altında
incelenebilir. Merdivenlerde, boşluklarda,
önemli levhalarda, çıkış levhalarında ve
acil çıkış kapılarının dışında aydınlatma
mutlaka olmalıdır. Kişileri korumak için
acil çıkış yapıyoruz ve acil çıkış
kapısından çıkanlar aydınlatma olmadığı için
karanlık bir ortamda, ya birbirlerini eziyor
ya da kendilerini yaralıyorlar.
İş güvenliği için en önemli noktalardan biri
de gelişmiş tüm materyallerin işyerlerinde
kullanılmasıdır. Göz yıkama duşları,
merdivenlerde kaydırmaz bantlar, koruyucu
maskelerin yeni çeşitleri, işlere göre
geliştirilmiş eldivenler, emniyet
kemerleri(paraşüt ve benzeri) materyaller
sürekli değerlendirilmelidir. Gece
çalışanlarda göz muayeneleri ve gece çalışma
izinleri mutlaka alınmalıdır. İskelelerde
korkuluklar mutlaka olmalıdır. Yürüme
alanları işaretli olmalıdır. Yüksekte
çalışanlar için ağ sistemi bile kurulabilir.
Herhangi bir kaza olduğunda 48 saat içinde
Çalışma Bakanlığı Bölge Müdürlüklerine
derhal bildirilmelidir. İş kazası olduğunda
iş kazasına uğrayan personele derhal gerekli
sağlık yardımları yapılır, işyeri kaza
raporu düzenlenir ve şahitlerin ifadesi
alınır, kaza, jandarma veya polise derhal
bildirilir, kaza, ilgili Sigorta İl
Müdürlüğüne vizite kağıdı ile en geç kazadan
sonraki iki gün içinde bildirilir, Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge
müdürlüğüne “bildirim formu” ile en geç iki
iş günü içinde haber verilir, işçinin
sigortalı işe giriş bildirgesi, işe giriş
sağlık raporu, kaza tarihinden önceki dört
aya ait ücret hesap pusulalarının sureti,
işçi çizelgesi, eğitim belgesi ile diğer
sertifikalar ve kişisel koruyucuları teslim
belgelerinin bulunduğu kaza ile ilgili bir
dosya hazırlanır. Evraklar burada muhafaza
edilir.
İşyerlerinde sağlıklı bir ortam oluşturmak
için gürültü ve toz ölçümleri mutlaka
yapılmalıdır. Bunları yasal zorunluluk
olarak görmek yerine insanca, sağlıklı bir
ortam oluşturmak için yapmalıyız. İşe
girenlerin sigortaları mutlaka yapılmalıdır.
Periyodik muayeneler mutlaka uzman
kuruluşlara yaptırılmalıdır. Periyodik
muayeneler, kazanlar, otoklavlar,
kompresörler, basınçlı kaplar ve kaldırma
araçları vb. mutlaka yapılmalıdır. Tehlikeli
işlerde çalışanlar günde 7,5 saatten fazla
çalıştırılmamalıdır.
Son olarak belirtmeliyim ki, Türkiye’de
faaliyet gösteren sendikalara pek güvenmesem
de tehlikeli ve ağır işlerde çalışanların
sendikal faaliyetlere katılımları kendi
çıkarlarına olacaktır.
Fevzi
Kostak
Yönetim ve Kalite
Uzmanı
kostak@etikadanismanlik.com