Türkiye’de Birleşmiş Milletler Küresel
İlkeler Sözleşmesi adı altında işleyen
Global Compact, eski Birleşmiş Milletler
Sekreteri Kofi Annan’ın başlattığı bir
girişimdir. Dünya ekonomisinin yaklaşık
yüzde 90’ının özel sektör tarafından
yönetildiği günümüzde, özel sektörün
sürdürülebilir kalkınma yolunda atacağı
adımların öneminden yola çıkılarak
hazırlanan bir sistem olan Global Compact,
iş dünyasının sivil toplum kuruluşları ve
yerel otoritelerle işbirliğine giderek,
yerel kalkınmayı tetikleyecek projeleri
hayata geçirmesini amaçlar.
Küresel İlkeler Sözleşmesi on maddeden
oluşmaktadır. Bu on ilke insan hakları,
çalışma koşulları, çevre ve yolsuzlukla
mücadele konu başlıkları altındadır.
Yolsuzlukla mücadeleye dair olan son madde,
2004 yılında eklenmiştir. Esasen bu eklenti
bize, ileride başka konu başlıklarını da
Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin içinde
görebileceğimizi göstermektedir. Küresel
İlkeler Sözleşmesinin içeriği ve maddeleri
şunlardır:
İNSAN HAKLARI
İlke 1:
İş dünyası ilan edilmiş insan haklarını
desteklemeli ve bu haklara saygı duymalıdır.
·
İşverenler, çalışanları sürekli dinlemeli
ve onlara uygun çalışma ortamını sağlayarak
haklarını korumalıdır. Empati, sağduyu gibi
çok bilinen kelimeler burada devreye
girebilir ve işverenler kendi çıkarlarını
nasıl koruyorlarsa çalışanların haklarını da
o derece koruyabilmelidirler.
İlke 2:
İş dünyası, insan hakları ihlallerinin suç
ortağı olmamalıdır.
·
İşverenler, insan hakları ihlallerinden
faydalanmamalıdırlar. Aksine bu ihlalleri
oluşmadan önleyebilecek tedbirlerin
alınmasına öncülük edebilmelidirler.
ÇALIŞMA KOŞULLARI
Çalışma koşulları içerisindeki maddeler,
Çalışmaya İlişkin Temel Hakları ve İlkeler
ILO(Uluslararası Çalışma Örgütü)
Bildirgesi’nden alınmıştır.
İlke 3:
İş dünyası çalışanların sendikalaşma ve
toplu müzakere özgürlüğünü desteklemelidir.
·
Çalışanların kendi insiyatifleri içinde,
herhangi bir sendikaya üye olabilecekleri
gibi isterlerse sendikalara üye de olmaya da
bilirler. Burada önemli olan kararın çalışan
tarafından verilmesi ve işverenin bu karara
saygı duymasıdır.
İlke 4:
Her türlü zorla ve zorunlu çalıştırmaya son
verilmelidir.
·
Çalışanlar emeklerini kendi isteği ile
yapmalıdırlar. Kanunlara uygun şekilde
çalışmalı ve istifa edebilmelidirler.
İşyerlerinde zorlamalara ve şiddete maruz
kalmamalıdırlar. Ücretleri nakdi olarak
ödenmelidir.
İlke 5: Her türlü çocuk işçiliğe son
verilmelidir.
·
ILO sözleşmesi çocukların 15 yaşından önce
işe alınmamasını belirtmiştir. Çocukların
cinsel istismarı çocuk kaçakçılığı, borç
köleliği, zorla çalıştırma ve köleliğe son
verilmelidir. Özellikle gelişmekte olan
ülkelerde çocuk işçiliğin ucuz olması, çocuk
istismarını beraberinde getirmiştir. Hiçbir
sosyal hakkı bulunmayan çocukların erken
yaşta kalıcı hastalıklara maruz kaldıkları
da bilinen bir gerçektir.
İlke 6:
İşe alma ve çalışma süreçlerinde ayrımcılığa
son verilmelidir.
·
İşe alınan kişiler sadece yetkinliklerine
göre işe alınmalıdır. Cinsiyet, ırk ve din
gibi nedenlerle işe alımların önüne
geçilmelidir. Türkiye’de bu değişik
şekillerde karşımıza çıkmaktadır. Bir örneği
de hemşeriliktir. Aslında bu işverenlerin
zararınadır ve işini en iyi yapanı işe almak
karlılığı artıracağı gibi verimliliği de
artıracaktır.
ÇEVRE
İlke 7:
İş dünyası çevre sorunlarına karşı ihtiyati
yaklaşımları desteklemelidir.
·
Çevre konusu yoğun bir bilgi gerektirir.
Yasal mevzuatın takibinin yanı sıra
kıyaslama yoluyla farklı firmaların
yaptıkları gözlenebilir ve uygulanabilir.
Dünyadaki tüm çevre dostu yaklaşımlar takip
edilmeli, desteklenmeli ve uygulama yolunda
adımlar atılmalıdır. İşverenler ISO 14001
çevre standardını işyerlerinde uyguluma
yolunda adımlar atabilirler.
İlke 8:
İş dünyası çevreye yönelik sorumluluğu
arttıracak her türlü faaliyete ve oluşuma
destek vermelidir.
·
Kuruluşlar, çevre dostu tüm faaliyetleri
imkânlarıyla orantılı olarak
desteklemelidir. Tüm ülke kuruluşları bu
faaliyet alanına çekilmelidir.
Üniversiteler, okullar, dernekler ve özel
kuruluşlar, çevre bilincine sahip olmalı ve
çeşitli etkinliklere katılabilmelidirler.
İlke 9:
Çevre dostu teknolojilerin gelişmesi ve
yaygınlaştırılması özendirilmelidir.
·
Çevre dostu teknolojiler, hava ve suyun yanı
sıra doğal kaynaklarında makul fiyatlarla
teminine yardımcı olmaktadır. Bu
teknolojilerde sürekli gelişim esastır.
YOLSUZLUKLA MÜCADELE
İlke 10:
İş dünyası rüşvet ve haraç dahil her türlü
yolsuzlukla mücadele etmelidir.
·
Hukukun üstünlüğü, doğruluk, hesap
verebilirlik ve şeffaflık esastır.
Küresel İlkeler Sözleşmesi bilindiği gibi
isteğe bağlıdır. Yaptırımı ve denetimi
yoktur. Yeni düzenlemeler altında yaptırım
ve denetim mekanizmaları üzerinde
çalışılmaktadır. İsteyen her şirket
başvurabilir. Bu da beraberinde bir dizi
sorunu getirmektedir. Küresel İlkeler
Sözleşmesini bütünüyle uygulayan ve
prensiplere sahip çıkan bir kuruluşların, bu
prensiplere sahip çıkmayan kuruluşlarla
arasında bir farkın henüz oluşmamış olması
sakıncalı bir durumdur. Global Compact
sözleşmesini imzalamak yeterli değildir.
Global Compact logosunu kullanan tüm
kuruluşlar şartlara uymalı ve kendilerini g