Günümüz şirketleri
mükemmele ulaşmak için birçok farklı yöntem
izlemektedir. Bunların arasında toplam kalite
yönetimi anlayışının getirdiği birbirinden
farklı konu başlıkları mükemmele ulaşmak
için şirketlere yön gösterebilmektedir. Bu
mükemmellik çalışmalarında başarılı olan
kuruluşlar dünyada çeşitli kuruluşlar
tarafından verilen kalite ödüllerine talip
olabilmektedir. Ülkemizde birçok kuruluş bu
ödüllerin farkında bile değildir. Bu ödüller
kurumsal itibarın güçlenmesine büyük ölçüde
katkı sağlamaktadır ve tüm çalışanları
motive edebilmektedir. Dünyadaki kalite
ödüllerinden bazıları şunlardır:
Deming Ödülü
(1951) Japonya
Toplam Kalite
Faaliyetinde Mükemmellik Ödülü (Kanada)1984
Malcolm
Baldrige Ulusal Kalite Ödülü (1988) ABD
Avrupa Kalite
Ödülü (1992) Avrupa
Kalder Ulusal
Kalite Ödülü (1993) Türkiye
Bu ödülleri
almak birçok açıdan zor gözükse de ödül
standartlarının takip edilmesi ve
şirketlerin bu standartları karşılamak için
çaba sarf etmesi bile şirketlere birçok
açıdan çok şey kazandıracağı muhakkaktır. Bu
standartların içeriğinin ne olduğu ve
nelerin yapılmasının gerektiği çok iyi
irdelenmelidir. Bu standartlar:
Mükemmellik
Mükemmellik,
bütün çalışanların, müşterilerin,
tedarikçilerin, toplumun, şirket
ortaklarının ve tüm fayda sağlayanların
gereksinimleri arasında açık, eşitlik
ilkesine uygun, sorumluluk taşıyan bir
biçimde, hesap verilebilir bir şirket
oluşturabilmektir.
Mükemmel
şirketlerin ortak özellikleri aşağıdaki
gibidir.
Müşteri
odaklılık
Kural 1: Müşteri her
zaman haklıdır.
Kural 2: Eğer müşteri
haksızsa birinci kuralı tekrar oku.
Dünya
üzerindeki tüm müşterilerin, kalite, hizmet,
uygunluk, kolaylık ve süratlilik konularında
giderek daha seçici oldukları
gözlemlenmektedir. Müşteri, ürün ve hizmet
kalitesiyle ilgili son sözü söyleyecek
kişidir; bu nedenle, mevcut ve potansiyel
müşterilerin gereksinimlerine odaklanarak
müşteri bağlılığı, müşteri tutma ve pazar
payını artırma gibi konularda en yüksek
düzeye ulaşılmaya çalışılmalıdır.
Müşterilerle sürekli bir iletişim
oluşturulmalıdır. Müşteri anketleri ve geri
beslemeleri bayilere bırakılmamalıdır.
Müşterilere açık sorular sorulmalı ve
önerileri mutlaka istenmelidir. Her mutsuz
müşteri ortalama üç müşterinin sizin ürün
veya hizmetinizden vazgeçmeleri anlamına
gelebilmektedir.
Liderlik ve
amacın tutarlılığı
Liderin
liderlik yapmadığı bir kuruluş başarısız
olmaya mahkûmdur. Kısa vadeli başarıları da
şirketlere fazla bir şey kazandırmamaktadır.
Liderliği bazen patronlar bazen de şirket
sorumluları yapabilir. Liderlerde bulunması
gereken özelliklerden bazıları şunlardır:
- motive eden
- önderlik eden
- politika, vizyon,
misyon ve hedefleri belirleyen
- astlarını eğiten,
yol gösteren
- örnek olan
- gerektiği şekilde
yetkilerini devredebilen
- işin nasıl
yapılacağını öğreten
- ekip ruhuna inanan
- gerekli kural ve
standartları belirleyebilen
- yenilikleri takip
eden
- çalışanlarını
anlayan ve onlara kendilerini geliştirme
fırsatı veren kişiler liderlik
özelliklerinden bazılarına sahiptirler.
Süreçler ve
verilerle yönetim
Girdileri alan ve
bunları çıktılara dönüştüren her hangi bir
faaliyet proses olarak tanımlanır.
Kuruluşlar başarılı olmak için tüm
prosesleri etkin bir şekilde yönetmelidir.
Süreç yönetimi toplam kalite yönetimi
anlayışının temelidir.
Süreç yönetimin
temeli ise PUKÖ çevrimidir. Bu çevrim, tüm
faaliyetlerin planlanması, uygulanması,
kontrolü ve önlemlerin alınmasıdır.
Kontroller ve önlemler verilerin toplanması
ve analiz edilebilmesi ile mümkündür.
Verileri sadece müşteri tabanlı düşünmemek
gerekir. Finansal tablolar, raporlar, iç ve
dış yazışmalar, anketler ve öneriler veri
olarak kabul edilebilir. Bu verilerin
incelenmesi uzmanlık gerektiren bir iştir.
Tüm veriler analiz edildikten sonra gerekli
önlem alınabilmelidir. Ülkemizde özellikle
finansal veriler çok kötü hazırlanmakta ve
kontrol edilememektedir. Bunun başlıca
sebebi, muhasebe bölümünün yetersizliği ve
kontrol sisteminin şirketlerde
oluşturulamamasıdır.
Çalışanların
geliştirilmesi ve katılım
Bir kuruluşun her
kademesindeki çalışanlar kuruluşu
hedeflerini karşılama kabiliyeti konusunda
etki ederler.
Bir kuruluşun
çalışanların potansiyelinin tam olarak
yaşama geçirebilmesi için paylaşılan
değerler ile bir güven ve yetkilendirme
kültürü olması gerekir. Böyle bir ortam
herkesin katılımını kolaylaştırır.
Çalışanların gelişiminde kıyaslama (benchmark)
teknikleri uygulanabilir. Sektörün bilinen
ve gelişmiş şirketlerinde uygulanan modeller
denenebilir. Bunun yanı sıra eğitimlerin
planlanması ve uygulanması çalışan
gelişiminin en önemli bölümünü teşkil eder.
Çalışanların sürekli olarak görüşlerinin ve
tavsiyelerinin alınması önemlidir. Bu
görüşler çalışan anketleri, bireysel öneri
sistemleri, toplantılar ve bilgisayar
kaynaklı olarak alınabilir. Çalışanları
yönetime dahil edebilen şirketler başarıya
daha yakındır. Çalışanların gelişimi ve
başarısı alacakları eğitimlerle artacaktır.
Eğitimler şirketlerde yıllık olarak
planlanabilmeli ve gerekli eğitim
ihtiyaçlarının ne olduğu
belirlenebilmelidir.
İşbirliklerinin geliştirilmesi
Bir kuruluşun
işbirliği yaptığı kuruluşlarla güven ve
bütünleşmeye dayalı, karşılıklı çıkar
ilişkisinin karşısındakine zarar vermeden
yürütüldüğü bir ortamın geliştirilmesini
içerir. İşbirliği yapılan tedarikçiler,
bayiler, şubeler ve ilgili kuruluşlarla
ileriye dönük kontrol edilebilir bir ortamın
oluşturulması içerir.
Toplumsal
sorumluluk
Kuruluşun ve
çalışanlarının uzun vadeli çıkarlarının
korunması toplumsal sorumluluğun ilk
aşamasıdır. Kuruluşlar sadece kendi
bünyesinde bulunan üretim gerekliliklerinden
sorumlu değildir. Kuruluşlar çevre güvenliği
ve sosyal sorumluluklarını da yerine
getirerek, toplumsal fayda üretmelidir.
Yasal
sorumluluk
Kuruluşlar
yasal sorumluluklarını yerine getirmelidir.
Üst yönetimler yasal sorumlulukları yerine
getirirken, yasal olarak
faydalanabilinecekleri hibe ve teşvikleri
takip ederek şirketlerine katma değer
üretebilmelidir. Üst yönetimler stratejik
planlamaları yaparken tüm mevzuatlara hakim
olabilmelidir.
Finansal
sorumluluk
Şirketler
finansal raporlarını ve tutmaları gereken
defterleri çok iyi bir şekilde
tutabilmelidirler. Özellikle son zamanlarda
finansal kredilerden yararlanmak isteyenler
kuruluşlardan son üç yılın bilançosu iyi
yönetilmelidir. Finansal raporlar açık
olmalıdır. Tüm gelir ve giderler üçüncü
şahısların anlayabileceği netlikte
olmalıdır.
Tüm konu
başlıklarını yerine getiren şirketler
başarıya odaklanarak hem şirket gelirlerini
artırabilir hem de çalışanları ile
bütünleşerek geleceğe yatırım yapabilirler.
Fevzi
Kostak
Yönetim ve Kalite
Uzmanı
ETİKA
Danışmanlık ve Eğitim Ltd. Şti.
kostak@etikadanismanlik.com